English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle

26 Aralık 2012 Çarşamba

Elde Var Tenis

Erkekler tenisinde artık resmi olarak 4 büyükler sezonu geride kaldı. Federer'in tekrar 1 numara olması ve 2.5 yıl aradan sonra Grand Slam  kazanması, Djokovic'in kısmen de olsa 2011 yılının bir benzerini izletmesi, Murray'in yıllardır beklenen gelişmeyi gösterip Grand Slam kazanması ve artık alışılmış bir toprak sezonu Nadal ve artık ailenin bir ferdi olan sakatlığı.




Avustralya Açığı izlemek her zaman ayrı bir keyif olmuştur. Özellikle efsane 2009 finali gözleri yaşlı Federer ve ilk sert zemin Grand Slam'ini kazanan Rafael Nadal. Ancak son 2 yıldır Avustralya Açık demek Djokovic demek. Daha önce 2008 yılında Avustralya Açık zaferine ulaşan Nole son 2 yıldır şampiyonluğu kimseye bırakmıyor. Bu sene ise yine klasikler arasına giren ve tarihin en uzun finaline sahne olan maçtan sonra Nadal'ı üstüste 7. kez mağlup edip sezona zaferle başladı.


Toprak sezonu ise artık başı ve sonu belli bir hikaye olmak öteye gidemiyor. Rafael Nadal yine domine ettiği toprakta anlatacak bişey yok. Rafa toplamda 7. Roland Garros zaferini kazanarak bu alanda  İsveçli tenis efsanesi Bjorn Borg ile paylaştığı Fransa Açık'ı en çok kazanma unvanını da tek başına sahiplenmiş oldu. Toprak sezonu için bence tek önemli not Nadal'ın Djokovic'e karşı olan kaybetme geleneğinin on bulması ve toprakta oynadıkları 3 finalide ( Monte-Carlo, Roma, Roland Garros)  kazanması.



Wimbledon tarihinin en büyük süprizlerinden birine sahne oldu Rafael Nadal - Lukas Rosol maçı. Dünya 100 numarası Çek tenisçi Lukas Rosol 5 set sonunda Rafael Nadal'ı yenmeyi başardı. Bir gün sonra ise benzeri bir süprize Fransız Julien Benneteau çok yaklaştı ama başlaramadı. Federer karşısında setlerde 2-0 öne geçen Fransız 4. seti tie-break ile kaybetince bir nevi maçıda kaybetti. 5. seti rahat kazanan Federer herkese derin bir oh çektirdi. Yıllardır bırakın Wimbledon şampiyonu finalist bile çıkaramayan ev sahibi Britanya'nın şansı bu kez Murray ile dönmüştü. Kendi serisinde yer alan Nadal'ın süpriz bir şekilde elenmesi Murray final yolunda kapıları sonuna kadar açmıştı. O da bu fırsatı kaçırmadı ve adını finale yazdırmayı başardı. Rakibi ise daha önce 2 Grand Slam finalinde set dahi kazanamadığı Roger Federer'di. Km kazanırsa kazansın sonunda bir tarih yazılacaktı. Her zamanki gibi tarihi Federer yazdı. Yeniden dünya 1 numarası olan Federer hem  2.5 yıl aradan sonra ilk Grand Slam'ini kazanmış oldu hemde Pete Sampras'a ait olan 286 hafta zirvede kalarak rekorun sahibi olan Pete Sampras'ı geride bıraktı ve tüm zamanların en fazla 1 numarada yer alan oyuncu unvanını eline geçirdi.Murray ise 74 yıl sonra Wimbledon'da ilk final oynayan Britanya'lı oldu.

Wimbledon'da ikinci turda elenen Rafael Nadal ise sakatlığı yüzünden önce Olimpiyatları ardından bütün sezonu kapatmak zorunda kaldı. Artık üzücü bir haber olmaktan çıkan Nadal'ın sakatlıkları sonra 2013 yılını onun için nasıl geçecek şimdilik muamma. En son 2009 yılında bu tür bir sakatlık yaşayıp yaklaşık 5 ay kortlardan uzak kalan İspanyol raketin dönüşü muhteşem olmuş, sırasıyla Roland Garros, Wimbledon ve Amerika Açık şampiyonlukları kazanmıştı. Bakalım bu kez Nadal nasıl bir dönüşe imza atacak.


Olimpiyatlarda ise finale kadar Federer ve hayranları için çok güzel gidiyordu. Koleksiyonun nadir eksik parçalarından biri olan Olimpiyat altın madalyası bu kez Federer'e çok yakındı. Finalde rakibi 1 ay önce Wimbledon finalinde mağlup ettiği Andy Murray idi. Ama Murray bu kez daha iyi olan taraftı. Federer'i kortta silen Murray rahat bir zafere imza attı ve altın madalyanın sahibi oldu. Federer ise gümüş madalyanın sahibi olurken Del Potro ise bronz madalyanın sahibi oluyordu.


Amerika Açık ise Murray'nin Wimbledon'da yarım bıraktığı tarih yazma olayının son halkası idi. Yıllardır Federer ve Nadal'ın gölgesinde kalan bu da yetmezmiş gibi birde Novak Djokovic'in müthiş yükselişi Murray'i iyice baskı altına almaya başlamıştı. Kesinlikle sezonun en kötü finallerinden birine sahne oldu Amerika Açık. Belki 5 set oynandı, belki Djokovic 2-0 dan geri gelerek maçı final setine taşıdı. Ama yinede kötü bir finale sahne oldu Amerika Açık. Günün tek iyisi Murray idi ve kariyerindeki ilk Grand Slam zaferini kazandı. Djokovic'in final maçındaki performansı ise bu sene üstündeki baskının özeti gibiydi. Ne zaman kendi gibi oynamaya başladı maçı 2-0 dan 2-2 ye getirdi. Ama üzerindeki baskı onu fazlasıyla yıpratmıştı ve maçı kazanmak için gerekli enerji sanki onu terk etmişti.


Sezon sonu turnavısnda Murray ile Djkovic aynı grupta yer alırken Federer, Del Potro dışındaki rakiplerini yenmeyi başarap lider olarak çıktı gruptan. Yarı finalde Murray geçen Federer finaldeki rakibi Djokovic oldu. Sezonun en zevkli maçlarından birine sahne olan finalde kazanan Djkovic oldu.

2012 yılının kısa özeti bu şekilde. Artık resmi olarak 4 büyük var kotta. 2013 birçok beklentiyi beraberinde getiriyor. Nadal kortlara nasıl dönecek, artık bir Grand Slam şampiyonu olan Murray devamını getirebilecekmi, Djokovic kaç final oynayacak, peki Federer'in bütün bunlara cevabı ne olacak.

Saygılarımla
Abdurrahman Cengiz